Hannibal Protokolü: Kökenleri ve Amacı
Hannibal Protokolü, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından, İsrailli askerlerin düşman güçler tarafından ele geçirilmesini engellemek amacıyla oluşturulmuş tartışmalı bir askeri prosedürdür. Bu protokol, 1986 yılında Lübnan'da yaşanan asker kaçırma olayları ve sonrasında gerçekleşen mahkum takaslarının ardından yürürlüğe konmuştur. Protokolün adı, Romalılara esir düşmektense zehirle intiharı tercih eden Kartacalı general Hannibal'dan geldiği düşünülmektedir.
Protokolün temel amacı, kaçırılan bir askerin düşman elinde pazarlık kozu olmasını engellemektir. İsrail, geçmişte bir İsrailli askere karşılık yüzlerce Filistinli mahkumu serbest bırakmak zorunda kalmıştır. Bu durum, “ölü bir askerin, rehin alınan bir askerden daha iyi olduğu” fikrinin protokolün temelini oluşturmasına yol açmıştır.
Uygulanışı ve Tartışmalar
Hannibal Protokolü, bir askerin kaçırılmasını önlemek için azami güç kullanılmasını öngörür. Bu, kaçıranlara ateş açmayı ve hatta bu eylemin kaçırılan askerin hayatını tehlikeye atması riskini göze almayı içerebilir. Protokolün tam metni hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmamış olup, farklı yorumlara yol açan yazılı ve sözlü versiyonlarının olduğu belirtilmiştir.
Protokol, etik ve uluslararası hukuk açısından yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Özellikle sivil kayıplara yol açma potansiyeli nedeniyle uluslararası alanda büyük tartışmalara neden olmuştur. Örneğin, 2014 Gazze Savaşı sırasında Refah'ta uygulandığı iddia edilen protokolün, çok sayıda Filistinli sivilin ölümüne yol açtığı belirtilmiştir.
İptali ve Yeniden Gündeme Gelişi
Hannibal Protokolü, 2016 yılında dönemin IDF Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot tarafından resmi olarak iptal edilmiştir. İptalin ardından, yerine yeni bir yönergenin geliştirildiği duyurulmuştur. Ancak, bazı İsrailli yetkililer, protokolün askerlerin kaçırılmasını önlemek için kendi askerlerini öldürmeye izin vermediğini belirtmiştir.
Protokol, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırılarının ardından yeniden gündeme gelmiştir. Haaretz gazetesi, Birleşmiş Milletler Soruşturma Komisyonu ve diğer kaynaklar, IDF'nin bu saldırılar sırasında Hannibal Protokolü'nü uyguladığına dair iddiaları ortaya atmıştır. Bu iddialar, hem İsrailli askerlerin hem de sivillerin ölümlerine yol açmış olabileceği yönünde ciddi tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu durum, protokolün resmi olarak iptal edilmiş olmasına rağmen, sahadaki uygulamaları ve yorumları üzerindeki belirsizliği koruduğunu göstermektedir.