Deizm Nedir?
Deizm, Latince "Tanrı" anlamına gelen "deus" kelimesinden türemiş felsefi bir görüştür. Temel olarak, evreni yaratan bir Tanrı'nın varlığını kabul etmekle birlikte, bu Tanrı'nın yaratılış sonrası evrene veya insanlığa doğrudan müdahale etmediği inancına dayanır. Deistler, Tanrı'ya ulaşmanın ve O'nu anlamanın yolunun vahiy, peygamberler veya kutsal kitaplar aracılığıyla değil, yalnızca akıl, mantık ve doğayı gözlemlemekle mümkün olduğuna inanırlar.
Deizmin Temel İlkeleri
- Yaratıcı Tanrı İnancı: Deizm, evrenin bir yaratıcı tarafından var edildiğini kabul eder. Bu yaratıcı, evreni kusursuz bir düzenle kurmuş ve işleyişi için doğal yasaları belirlemiştir.
- Müdahalesiz Tanrı Anlayışı: Deist felsefeye göre Tanrı, evreni bir saat gibi kurduktan sonra, onun işleyişine karışmaz. Mucizeler, kehanetler veya ilahi müdahaleler deizmde yer bulmaz.
- Akıl ve Doğa Vurgusu: Deistler, dini hakikatlere ulaşmada aklı ve doğa yasalarını temel alırlar. Evrendeki düzen ve işleyiş, Tanrı'nın varlığının ve gücünün kanıtı olarak görülür.
- Vahiy ve Dinlerin Reddi: Deizm, ilahi vahiy yoluyla gelen dinleri, peygamberleri, kutsal metinleri, dini dogmaları ve kurumları reddeder. Bu unsurların insan yapımı olduğunu ve Tanrı ile insan arasına aracı koyduğunu savunur.
- Bireysel İnanç: Deizm, bireysel özgürlüğü ve inanç seçimini vurgular. Her bireyin kendi aklıyla Tanrı'yı keşfetmesi gerektiğini savunur.
Deizmin Tarihsel Gelişimi
Deizm kavramı, ilk olarak 16. yüzyılda Pierre Viret tarafından kullanılmış, ancak 17. yüzyılda özellikle İngiltere'de Aydınlanma Çağı ile birlikte yaygınlaşmıştır. Bu dönemde, kilisenin baskın gücüne ve bilimsel gerçekleri reddeden yaklaşımlara bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Lord Herbert of Cherbury gibi düşünürler, deizmin İngiltere'deki gelişiminde önemli rol oynamışlardır. Deizm, çok tanrıcılığa, ateizme ve agnostisizme karşı bir duruş sergilerken, aynı zamanda dini hakikatlerin araştırılmasında akli olmayan sezgilere dayanmayı da reddeder.
Deizm, Tanrı'nın varlığını kabul eden ancak geleneksel dinlerin dogmalarını ve müdahaleci Tanrı anlayışını sorgulayan bir düşünce biçimi olarak günümüzde de varlığını sürdürmektedir.