satir
11. satir : yergi.
10. bir sıra kelmidenin birleşmesiyle oluşan kelimeler bütünü. bir aşk mektubunda bulunduğunda kasapların satırı gibi keskin olup, yürek parçalayabilen kıvama gelebilirler.
9. şatır: şirin.
tdk ise:
1 . neşeli, keyifli, şen.
2 . tören ve alaylarda padişahın, vezirin yanında yürüyen görevliler.

8. satir

bir şair olmak istedim
İslam haritasında
baltalarını
ortak çarşılara götürüp pazarlayan

Şu gonca
daha dün yepyeni değil miydi
nasıl eskimiş ağzı
ya şu köpüklü dualar
eyvahımı nasıl unuttum
bunda imdat) (bir tek sonbahar

bir oyun bulmalı
yepyeni kelimeler

haydi mesafeleri topla
yak ateşi orta yere
ve gece boyu bir tek uzun şiirli cümle

derken telefonun
gözyaşların

yoldan gelip geçenler
Çocuk sesli kaldırım
seslenip ağlaman
bir salkım üzüm dudakların

bir seninle
bir kaç basit anı
kalabalıkta küçük adımların içinde
söylentiler ikimizle dolu

Şöyle olmuş:
ben sen demişim
sense sen
7. kavgalarda cesaret edilemeyip genelde tersi kullanılar kesici alet.
6. (bkz: satyr)
5. kesici alet. adamı fena yer. önceden körelteceksin, kavga esnasında bilekten çalışacaksın. sakin adam iyi kullanır, delinin eline verdin mi karşıdakini kırk parçaya ayırır. dikkat edeceksin ki bikaç ayla yırtacaksın.
4. (bkz: satir atmak)
3. (bkz: satir arasi)
2. eş anlamlısı mısra da olabilecek, bir yazıda "bir alt basamağa" geçmeden önce kullanılan alanı tanımlayan sözcük.
1. kırk katır mı kırk satır mı "özlü soru"**sunda başrollerden birinde oynayan kesici alet. kasaplık mesleğinin vazgeçilmezi, korkutucu irilikteki bir bıçak.
Alakalı olabilir!
- sati
- satiros
- satis
- satih
- satiwa

nedir.Net