Nedir.Net dogudaki ogrencilere yardim kampanyasi!..
makina »
1. makine kelimesinin sürekli yanlış yazılan ve söylenilen hali.
2. okan bayulgenin ısrarla makine yerine söylediği kelime.
3. televizyon makinası programının kısa adı
4. okan bayülgenin 11 kasımda sezonu açacak olan programı* hakkı devrime ek olarak zerrin özer de her programa katılacaktır ve medya arkası öfkeli kalabalık gibi skeçlere ek olarak mülayim kalabalık tiyatro makinası ve zaman makinası eklenecektir cumartesi gününü iple çekiyoruz
5. programın başlama tarihi nedeni açıklanmayarak haftaya ertelenmiştir ve sinirimi bozmuştur
6. (bkz: mmo)
7. okan bayülgenin hazırlayıp sunduğu televizyon makinası adlı programın bu sezon değitirilen ismi.bu sezon hakkı devrimin yanında zerrin özerin de programda yer alacağı açıklanmış.birazdan başlayacak olan makinanın bu haftaki konukları sınav filmi oyuncuları,ömer faruk sorak,emre aydın,asuman krause,manga,göksel,binnur kaya,ferhan şensoy,yıldo,ali çatalbaş,'bana mastika çalsana' müzikali oyuncuları,faruk peker,taner eyüpoğlu,mesut yar,selin karacehennem,mustafa sarıgül,safiye soyman,faik öztürk ve nez olarak ilan edilmiştir
8. programın ertelenmesinin nedenleri okan bayülgen ve kanal d yönetiminin dekoru beğenmemesiymiş. onu değiştirmek için 1 hafta ertelenmiş makina. nasıl bir dekorla ortaya çıkacakları da merak konusu oluyor bu durumda..
9. sezon ilerledikçe hele ki sezon sonuna doğru kimi konuk alacak da program yapacak bu adam yahu diye düşündürten okan bayülgen programı
10. şarkı bulmaca yarışmasıyla olsun, öfkeli kalabalığın zıttı dingin kalabalık mı elit kalabalık mı neydi onla olsun, konuklar arası yarışmalarla olsun ı-ıh olmamış diye geçti içimizden amma velakin ilk program diyoruz haftayı bekliyoruz.
11. ilk programi gecen seneyi aratmis olan program ama sonucta ilk program ondandir diyoruz cunku yeni eklemeye calistiklari bir cok sey gereksiz olmus ozellikle sarki bulma bolumu uykumu getirdi hic bir amaca hizmet etmeyen bir bolum okan bize kaynadi diye gecen okanin safiye ile faik in evinde oldugu bolumler kisa surelerle olsa gulumsetse de bence basarili degildi bunlarin tez elden kaldirilmasi gerek en basarili bolum bence yine onlar di gurgen oz ve murat akkoyunlu superdi ve binnur kayanin kerime soyupak olarak geldigi bolum devaminda olanlar programi 20-30 dakikaligina 18+ bir hale soksa da programin en guzel yerleriydi bence ayrica mulayim kalabalik bolumunu de basarili buldum selaleyle tekrar karsilasmamiz guzel oldu cok guldurmese de yine de iyiydi ve en onemli istegim konuk sayisinin azaltilmasi yonunde gercekten cok fazla ve gereksiz oluyor son sozum dekora gecen sezona gore daha basarili buldugum yegane seylerden biriydi 4 ten sonrasini seyredemedim ama medya arkasi bolumunun eger sonradan verildiyse bile bence daha erkenden verilmesi gerekirdi cunku gercekten programin en guzel yeri oluyor bu arada atilla koc muhtesemdi
son olarak bence programa damga vuran diyalog faik ozturk un odunlugundan olusmus diyalogdu
selin karacehennem-kac yillik evli oldugumu soyleyemem yasim cikar
faik-abla bu yastan sonra saklasan ne olacak yasini
yine de bu sezon cok guldurecek gibi duruyor haydi hayirlisi
12. ilk bölüm itibariyle tam bir hayal kırıklığına sebep olmuş, safiye, faik, mülayim kalabalık ve binnur kaya haricinde oldukça sıkmış, televizyon makinası'nı mumla aratmış programdır. emre aydın'a canlı olarak bir şarkılık performans ayrılırken nez hanım kızımız playback yaparak 3 şarkı söylemiş, yetmemiş programa aptalca bir yarışma bölümü eklenmiş, gayet kötü skeçler ve hiç olmadıkları kadar kötü olan onlar nedeniyle program beklentilerin çok altında kalmıştır.
13. okan'ın sadece seslendirme ve oyunculuk yapmasının, talk show işini bırakmasının zamanının geldiğini gösteren program.
14. okan bayülgen, daha ilk programda rtük'ün reklam konusunda getirdiği kurallarla taşağını geçmiştir. ayrıca programa 20 kişi çıkarmak hoş da ardarda 2 cümle kurdurtmayacaksanız niye çıkarıyorsunuz. iyice seviyesiz ve sirk'e dönmüştür bence bu şov. konukları eleştirmeye gerek bile yok zaten. nez, bana bekir yarangüme'yi andıran adıyla selin karacehennem*, mesut yar*, yıldo... rtük konusunda ise bizim burda sponsorun adını söylememiz yasak diye girmiş, defalarca sponsorlarını haydırmıştır. yapabileceği tek espri bu kaldıysa afedersiniz ama sktirsin gitsin...
edit: tam ismi selin özkök karacehennem'miş ama programda ve programın sitesinde yukardaki kadarı var. böyle daha fantastik bir isim olmuş yine de...
15. zaga foramatına geri dönmesi gereken program.
16. her sezonda kalite çıtasını biraz daha yükselten okan bayülgen programlarının yenisi. kanımca sadece yarışmalar sıkıcı ve anlamsızdı onun dışında her şey yerli yerindeydi.
ben mi yanlış programı izledim neden eleştiriler bu kadar kötü şeklinde düşüncelere itmiştir beni. adam 'kanal d' adlı kanalda talk show denilen olayı yapıyor ne yapması gerekir ki devlet meselelerine falan mı girsin? tayyip cumhurbaşkanı olmasın mı desin? rock tarihine mi girsin? faikle safiye'yi çıkarıyor açık açık dalga geçmiyor tabi ki ama dalga geçilmesine sebep oluyor biz de gülüyoruz işte.
benim adıma 2 manga performansıyla, 1 emre aydın performansıyla, 3-4 ferhan şensoy ayarıyla, ömer faruk sorakla, canlı performanslar sırasında sağ altta yazan 'canlı performans' yazısı ve kaset üstündeki çarpı işaretiyle asuman krause'ye ve nez'e ve daha birçok sanatçı geçinen insana verilen ayarıyla, yıldo'nun muhabbetiyle, özgür ve balon olayıyla, hipopotamla, ya sı çıkmış la sı çıkmış na sı çıkmış ve şelale hanımla salak telefon programlarına verilen ayarıyla ve sonundaki bu gördüğün gerçek değil temalı ceza şarkısıyla dopdolu geçmiş bir ilk programdı. tebrik, takdir ve aynen devam dilekleri.
şöyle yapılsaydı daha iyi olurdu denilecek şey yok mu..? elbette var olmaz mı? aransa zilyon tane bulunur. ama ben bu 'talk show' işini okan bayülgen'den daha iyi ve daha 'kaliteli' yapacak çok fazla insan olduğunu sanmıyorum. -kanımca- en kaliteli 'talk show' budur işte abi. talk show olgusunu kalitesiz buluyor ve sevmiyorsan o zaman başka.
17. dünkü programın enteresan bir biçimde bence kötü olduğu program skeçler pek başarılı değildi konuklar yavuz seçkin hariç dekor gibiydiler hele telefonla arayan bir izleyicinin durduk yere doğa ya laf sokma denemelerinin ardından (okan çaktırmadan konuyu değiştirse de arayana karşı) program iyice gergin bir havaya büründü zerrin özer çıktıktan sonra iyice kendi aralarında eğlenceye döktüler işi ondan sonra güzelleşti mi bilmiyorum ama konukların daha dikkatli seçilmesi gerektiğini düşünüyorum
skeçler her ne kadar çok eğlendirmemiş olsa da özellikle mülayim kalabalık bölümündeki gürgen öz performansı harikaydı
her şeye rağmen izlenebilir bir program olsa da muhtesem degildi
18. dünkü programda ''okay'' bayülgenin doğa bekleriz e yaptıgı küçümseyici konuşmalardan dolayı rahatsız oldugum program.
19. 5.30'a kadar devam ederek izleyicisinin uyku düzenini bozmaya hakkı olduğunu düşünen program.

(bkz: şiddetle kınıyoruz)
20. okan bayülgen nam-ı diğer tv çocuğu şahsiyetinin türk misavirperverliğinden ve dahi genelgeçer adab-ı muaşeret kaidelerinden zerre nasiplenmediğini bu gece programında ağırladığı konuklardan biri olan çizer bülent üstün'ün sırf azcık hoşluk olsun* maksadıyla kendisini çizdiğini farkedince ukala ve edepsiz bir tavırla paylamasından bir kez daha anlamış olduk. belki farklı bir program tarzı ve yanında mizah anlayışı sergilemek ve hatta oturtmak gayesinde ama konuklar dahil tüm kadronun sıradanlığı ve kalitenin yerden toplanması gözlerden kaçmıyor.

bazen üç beş arkadaş aralarındaki muhabbetin doyumsuzluğunun da verdiği bir hazla gaza gelerekten -ulan şu muhabbeti ekranda yapsak reytingler tavan yapar- gibisinden bir önermeye yeltenirler. şahsım bu ve benzeri durumlarda daha acımasız ve pesimist bir tavırla böyle bir vakıanın hamhayalden öte bir şey olmadığını defaatle zikretmekle beraber, makina adlı tv programından şu ana kadar edindiği izlenimlerin bileşkesinin ışığında bu tavrını yumuşatma ve hatta paramparça etme ihtiyacını duymuştur.
21. dün uzun zamandır olmadığı kadar güzel olan program yalnız tek bir üzüntüm vardı haluk leventin şarkısı bitince programın biteceğini sanarak o saatte gelen uykumun etkisiyle yattım fakat duydum ki okan bayülgen çok güzel bir final yapmış onu kaçırmanın hüznünü yaşıyorum
programla ilgili tek kötü giden nokta bence gürgen öz eski formunun çok uzağında sürekli gay taklidi ve o tarz espriler gerçekten baydı eski formuna dönmesini diliyoruz
22. 2006 nın son programında diğer sözlük oluşumlarının temsilcileri seyirciler arasında yerini alırken nedir.net temsicillerinin orada olmaması dikkatlerden kaçmadı.*
23. giderek acayipleşmekte olan bir program makina. aslında bu "acayiplik" hususu biraz da okan bayülgen'le ilgili doğal olarak, programın yürütücüsü konumunda olduğu için. bu konuda da uzun uzun tespitler yapacak ehliyetim olmadığını düşünüyorum, ki olsa bile zaten birçok yerde uzun uzun bu konuda bir şeyler yazıldı-yazılmaya da devam edecek. yani, ne dersek diyelim, okan bayülgen'in bir televizyon figürü olarak üzerimizdeki etkileri o ya da bu şekilde devam edecek. burayı atlıyorum, sadece geçende oray eğin'in konuk olduğu programdaki bir enteresanlığı anlatmak istiyorum.

radikal'den yetişmiş, ardından vatan'a geçmiş, oradan da şimdiki ikametgahı akşam'a geçmiş, popüler kültür uzamnı postmodern dedikodu yazarı oray bey, mansur forutan-ahmet hakan-haşmet babaoğlu üçlüsünün, köşelerden başlayıp nişantaşı'ndaki bir kafeye sıçrayan kavgaları meselesinde "hakem" addedilmiş ve makina'ya konuk edilmiş. oray bey de, pembe saatinin eşliğinde, new york türkçesini de yanına almayı ihmal etmeyerek, zahmet edip programa teşrif etmiş. programın da, yarısından fazlası geçmiş, artık sonlara doğru gidilmekte. okan bey, sevgili oray bey'e bu konuyu soruyor ve oray bey de heybesindeki taşları, yine aynı niv york türkçesiyle özenle saçıyor masanın üstüne. (bir ara legolar da vardı aynı masada, ne alakası varsa yazıyor olduğum şeyle.) neyse, oray eğin beyefendi de başlıyor anlatmaya işte. yazılardan referanslar veriyor, tartışmanın detaylarını anlatıyor, yüzüklerin efendisi delikanlı haşmet babaoğlu'nun nişantaşı'nda bir kafeyi bastığını ve orada süper gözlüklü mansur forutan'la, müslümanlığı cılızlamış sakalı kalmış yadigar ahmet hakan'ı tehdit ettiğini falan söylüyor, giderek anlaşılmaz bir hal alan mba türkçesiyle falan feşmekan. buraya kadar yine bir şey yok, olabilir diyor insan, basında çıkmış bir kavgadır, üslup problemleri de olsa bir yerlere taşmıştır, program yapan birileri de olayla ilgisi olmayan ama gazeteci olup dedikodu yapmayı seven bir başkasını konuk edip bilgi alıyor ve saire.

lakin, dananın kuyruğu asıl şurada kopuyor: okan bayülgen, stüdyoda izleyici olarak bulunan ve ekseri üniversite öğrencisi olduğunu bildiğimiz kalabalığa, "bu olaydan haberiniz var mıydı?" diyor. orada bulunanlar da, (okan bey'in hiddetinden anlıyoruz ki) olumsuz cevap veriyorlar ya da susuyorlar. okan bey, buradan hareketle, gençliğin dahi gazete okumadığından, kavgalardan bile haberdar olunmadığından, zamanında babıali'deki meşhur lavgaların ne denli konuşulduğundan (diğ mi hakkı abi?) dem vuruyor. insanlara bir güzel fırça kayıyor, herkes başını önüne eğiyor, "biz nasıl bundan bihaber kaldık?" diye vicdan muhasebesi yapıyor, çıkışta gazete bayiine gidip "abi bize üç tane akşam, iki tane vatan, bir tane sabah, sekiz tane de hürriyet ver hemen." demeyi tasarlıyorlar. tam fırça esnasında, kamera mütefekkir oray bey'e zumluyor (zoomluyor demek lazım gerçi oray bey'e hareket eden kamera için. affetsin beni. cahilliğime versin.) onda da bir hüzün, bir iç burkuntusu, bir başını öne eğme. "işte gençlik böyle okan, ne yaparsın?" diyor adeta. bize de şunları düşünmek kalıyor: biz gazete okumalıyız, gazetelerdeki kavgalardan haberdar olmalıyız, gerekirse bu kavgaların peşine düşmeli tarafları barıştırmalıyız. ardından makina'nın internet sitesine girip konuk olarak başvurmalı ve o günü heyecanla beklemeliyiz. okan bey, ipek tuzcuoğlu'nun "son" (!) şiir kitabını sorduğu zaman hemen heyecanla atılıp 13. sayfadaki şiiri okumalı, ardından konuk olarak gelecek cezmi ersöz'ün külliyatından ezbere pasajlar okumalıyız. en sonda da mustafa topaloğlu'na acıyarak bakıp, ona kahkahalarla gülmeliyiz. (diğ mi hakkı abi?)
24. "duyarlı" yahut "kültürlü" olduğunu göstermek için türlü şaşırtıcılıklar yapan okan bayülgen'in bayan programı. aslında bayalı çok olmuştu da, sinirlendirmeye başlamamıştı belki de. yüce insan okan bayülgen televizyondaki komiklikleri izleyicilerine sunup onlarla dalga geçer, "magazin terörü"ne çomak sokar, orada oturan üniversitelilere "abi" olarak öğütler verir, kızar, zekasını parlatır, ışıltısını akıtır üstümüze... yoksa bu akan ışıltı değil mi ki?

okan bayülgen o "eleştirdiği" popüler kültür adamlarını her hafta ağırlıyor, üstelik hepsine ayrı ayrı hayran olduğunu belirtiyor her makina'da. o nefret ettiği "şarkı söyleyelim-dans edebilir misin- hoplamaya var mısın- kim daha güzel kıvırıyor-havada karada dans" yarışmalarından kim eleniyorsa o haftasonu makina'da boy gösteriyor ve yarışma bu yolla eleştirilmiş oluyor. peh! pek güzelmiş. ayrıca "onlar" skeçlerine olabildiğince belaltı sığıyor. düzeysizliğin suyu çıkıyor. bu akan o olsa gerek. sonra...

bizim güzel abi'miz, pek değerli şovmenimiz televizyona kanmayın diyerek uyutuyor bizi. zaten artık yaratıcılık yoksunu olan programında darbeci konuşmalar yapıyor mesela. ertesi hafta da politik olsak suç olmasak suç minvalinde açıklamalar diziyor tepki gördüğü hayranlarına. yapma etme okan bayülgen, senin ne kadar "politik" olduğunu anlayan anladı zaten. uyanın uyanın diyerek programında aptal saptal kitap tanıtımları yapıyorsun diye, her filmin oyuncularını üçer dakika programa davet ediyorsun diye, arada bir iki tane çevreci adamı çıkarıp bir dakika konuşturuyorsun diye "duyarlıyım", "özgürlükçüyüm", "çevreciyim", "sanatseverim", "vallahi de sinema için her şeyi yaparım", "ulan tam da muhteşem insan modeliyim" tavırlarını yiyor muyuz yani?

ahu-meriç ikilisi ne kadar uyuşturuyorsa beyinleri, makina da en az o kadar uyuşturuyor. ötesi berisi yok.

25. hadi yine iyisin tayfunu bu hafta konuk etmiş programdır.. makinanın böyle güzellikleri var, eskiyi yâd etmeyi seviyor ve sevildiğini biliyor.. düzenli şekilde de yapabiliyor.. bu yüzden ve bunun gibi farklı sebeplerden dolayı baymadı* ve bıktırmadı hiç bir zaman..
»
Alakalı olabilir!
- makinaci
- makine
- maki
- makine yagi
- makiyato

nedir.Net