|
60. operasyonun nimetlerinden birçok kişi nasiplenmiştir. sıra şimdi de yayınevlerinde. hakkında yazılan kitapların bir kısmı şöyledir:
operasyon ergenekon - gizli belgelerde karanlık İlişki..
Şamil tayyar
gölge İktidar - 1 numara'nın İzinde- Şamil tayyar
belgelerle ergenekon- saygı Öztürk
ergenekon darbecilerin son Çırpınışları- mahir kaynak, Ömer lütfi mete
kod adı darbe-zihni Çakır
ergenekon'un derinlerinde-cem aydın |
ahmakislatan · #1389405 · 19 Ağustos 2008 23:30:20 |
|
59. kenelerden insanların ölümlerinden de bu çete sorumludur. kanıtsa çetenin adında saklı.
er kene kon |
birisidurdesin · #1388273 · 27 Temmuz 2008 00:29:53 |
|
58. kimin daha milletine düşkünlügün oldugunun kavgasında bir taraftır. kişisel fikrim olmasa da; ülke için ölünür, ülke özgürlügü için öldürülür. kim daha vatansever bunu ortaya çıkaracak olan mahkemeler degil. zamanında o mahkemeler şimdi vatanseverler diye andıgımız nice kişiye ne cezalar kesti. ama bu mahkemelerin güvenilirliginin sarsıldıgı için söylenmiş sözler de degildir. bunlar zamanla ortaya çıkan gerçegin tahakkuk etmesiyle oluşmuştur.
bugun ergenekon iddianamesiyle ortaya çıkan milliyetçilik vaadiyle kandırılmış kesimi kimin kandırdıgının ortaya çıkmaması. darbe yapmak isteyen insanlar var da, şeriat isteyen kesim yok mudur, bunu faaliyete getirmeye çalışanlar hiç eylemde bulunmamış mıdır. suçta tek suçlu, tek tanık yoktur. susanlar da vardır, susturulanlar da. mahkeme sonuçlanmadan sonuçları yazanlara sorulacaklar da olmalıdır. |
birisidurdesin · #1388235 · 26 Temmuz 2008 14:54:59 |
|
57. (bkz: ergenekon iddianamesi) |
vesaire · #1388178 · 25 Temmuz 2008 19:34:55 |
|
56. bence bunları hep serdar akar ve tayfasının işi dizi tutsun diye ülkeyi ergenekon tutankamon akimemnun diye diye karıştırıyorlar. önce bunların kökünü kazımak lazım sonra diyer abileri tıraş ederiz. (bkz: jack london) (bkz: kurtlar valisi) * |
serar · #1387955 · 19 Temmuz 2008 14:35:55 |
|
55. ajdar şarkısına benzeyen hukuk rezaleti. daha da fazlası değildir. körlerle sağırlar birbirini ağırlar işte. hayır şimdi boku çıktı, dizi senaryosu olma yönünde ilerliyor agarta falan derken. pek inanmıyorum ama, inşallah sonunda bir şeyler çıkar da bunca haksız hukuksuz tutuklama, bok püsür yersiz değildir. |
quisatz haderah · #1387954 · 19 Temmuz 2008 12:29:11 |
|
54. e tabii..
madde madde yazdiklarimiza ayni sekilde cevap vermek yerine, kaba etten anlayip genel bir yorum yapma sevdasi ve heyecanina kapilip, "beni de alsinlar" cumlesi cikmis; okuyucunun okuma telasi, birsey bulma meraki, buldugunu sandiginda bir yere baglama istegi ile.
ha bide cumle icindeki kelimelerin yer degistirilerek farkli anlam kazandirma zekasi ile ilgili birkac pirilti gormuslugumuz var.. lakin, atesbocegi kivaminda yanip sonmekte. |
krasna · #1387951 · 19 Temmuz 2008 10:01:00 |
|
53. gazete yazarlarinin, hadiseye sekil verir sekilde yazilar yazdigi;
emekli pasalarin, * aleyhinde konusmalarinin istendigi;
her ulkede olan, bizim ulkemizde de oldugunda "tu-kaka" denen derin devlet benzeri bir yapilanmanin goruldugu (keske derin devlet olsa.. o zaman bu ulke yucelirdi);
32.gun programina kanada'dan cikip, sov yapip, yeni yetme gazeteciyken "6 cuval gizli bilgi, belge ve dokuman bana zaman zaman getirildi.. ben de evimde sakladim" diyebilen gazeteci mi ajan mi oldugu belli olmayan tiplerin barindigi;
bu ulkenin bekaasi icin, darbe yapmanin gerekliligi dusunenlerin dahi tutuklandigi bir operasyondur.
cia bir orgut degil, kurumsal bir sirkettir mantigindan yola cikip, abd ulkesinin bekaasi icin ajanlik yapiyor olmanin onur verici oldugunu deklare eden ve turk ve dahi icindeki yahudilik dolayisi ile din degistirdigini belirten gazeteci ajan kisisine abd baskonsoloslugu, vize basvurusunda 10 senelik vize veriyorsa.. (kac genc gazeteci ayni statude bu vizeye sahip olabilir) buna ek olarak, baglantilari fetullah gulen mi yoksa mossad mi, belli olmayan bir kisinin anlattiklarindan yola cikilarak bir yerlere gelinen operasyonda "onune gelen" seklinde toplanmistir saniklar.
evlerden alinan cd, kaset ve kayit yapilarak arsivlenen belgelerin uzerine, istendigi sekilde yeniden kayit yapilamayacagini kim soyluyor?
yani evlerden cikan kayit yapilmis eletronik ortamdaki dokumanlarin, basina yansitilacak olan dogruluk payi saibelidir.
jitem icin de bir donem yok, kapatildi, acilmadi, oyle boyle dendi ve biz var oldugunu savunarak, zaten normal sartlarda da var olmali demistik. bunun benzerleri butun ulkelerde de vardir.
ulke yonetmek, ulkeyi dis etkenlerden korumak, disaridan mudahale edilmesinin onune gecmek ve icerideki satilmislarin faaliyetlerini gozlemlemek, faaliyetleri rapor etmek, arsivlemek hangi hukuka aykiridir?
en nihayetinde, bunu sadece bizim ulkemiz yapmiyor.
paranoyasi ile meshur abd-ab demokrasisini baz alan, abd-ab demokrasisinin baz alindigi ve her ulkede uygulanmasi gerektigi gorusunu savunan kisilerin ilgi alanina girmeyen bu konular, neden hep askida kaliyor?
mossad ve cia ajanlarinin ulkede kol gezdigi bir ortam yaratildiktan sonra, bu ulkeyi sevmek ve bu ugurda ne yapilmasi gerekiyorsa dusunceyi telefonda veya yuzyuze gorusmelerde beyan etmek ne zaman suc teskil etti?
son zamanlarda rte dolayisi ile insanlarin hatirladigi "velev ki" kelimesini de cumle icinde kullanip, "velev ki darbe yapildi; bu ulkedeki kokusmusluk, satilmislik, iki yuzluluk, kaypaklik, serefi uzerine yemin edip sonrasinda unutan milletvekilleri ve gobekli sanayicilerden, ikili iliskilerini cikarlari dogrultusunda, bu ulkenin menfaatlerini elinin tersi ile iterek kullanan kisilerden kurtulduk." caninizi acitan bu konu mudur?
federasyonlara ayrilarak, ulke sinirlari icerisinde kalin cizgiler olusamamasinin verdigi gerginlik midir sizleri bugun bunlari yazmaya ve soylemeye iten sebep?
terorizmi destekleyen cia, turkiye'ye gulen gozlerle bakan abd politikasinin, bu ulkenin en degerli, en guvenilir, bas taci yapilan kurumunun uzerine oynadigi oyun vesilesi ile bugun bizler, ergenekon isminden bahsetmekteyiz.
bu ulkedeki en ciddi ve guvenilir kurum olan tsk'nin yipratilmasi sonrasinda bu ulkenin filistin'e donusmeyecegini savunanlar mi var aramizda? ki, polis-asker catismasinin had safhada oldugu su gunlerde dahi.
beni de alsinlar o halde.
cunku bu ulkenin adam olmasi, ortada gezen agiz kulaklarda iki yuzlu, satilmis kisilerin bu ulke cikarlari ve menfaatleri dogrultusunda hareket etmeksizin sirf kazanc ve ceplerini dusunerek yaptiklari icin; bu ortami yaratan dis guclere malzeme olan kimi meyda patronlari ve yurtdisi destekli organizasyonlar icin.. "darbe yapalim, kurtulalim kardesim.. nedir yani". |
krasna · #1387924 · 18 Temmuz 2008 11:42:44 |
|
51. sonu asla gelmıyecek bır operasyonun tarihi ismi |
server bedi · #1387917 · 17 Temmuz 2008 13:31:37 |
|
50. ateş olmayan yerden duman çıkmaz. deliller bizi sonuca götürmese de, bu ülkede hukuk dışılığın hep bir kaynaktan geldiğini, bütün siyasi cinayetlerin ve toplumsal olayların tek merkezden planlanan kışkırtmalar olduğunu, ispatlayan operasyondur.
şehir efsanesi gerçeğe dönüşmüştür. |
vladimir · #1387914 · 17 Temmuz 2008 11:29:25 |
|
48. "kemalist terör örgütü" kavramını somut biçimde ortaya çıkarmış ölümcek ağ operasyonu.
bunun ötesinde ülke için verilecek iki seçenek: dss(demokrasi seçme sınavı)
a)barut
b)akıl |
memetrix · #1387911 · 16 Temmuz 2008 23:03:29 |
|
47. sabanci suikastinin ergenekon marifeti oldugunun iddia edilmesiyle birlikte akla taraf gazetesinin iki ay once sordugu sorular gelmistir..
fehriye erdal'la ona sabancı'da iş bulan emniyet müdür yardımcısı kocadağ'ın ne ilişkisi vardı? erdal susurluk kazasında ölen İstanbul eski emniyet müdür yardımcısı hüseyin kocadağ tarafından ulusal temizlik Şirketi'ne oradan da sabancı center'a yerleştirildi. Şirket sahibi kemal aydoğan ve kocadağ arasındaki ilişki netleşmedi.
cinayet silahlarından biri 10 ay sonra, susurluk'ta kaza yapan mercedes'te ne arıyordu?
abdi İpekçi cinayeti sanığı yalçın Özbey'in, sabancı'yi vuran duyar'ın almanya'daki evinde ne işi vardı?
cinayet günü sabancı kuleleri'nden dışarıyla yapılan görüşmelerin kaydını kim, nasıl sildi?
Önceki örgütten "polisle çalıştığı için" atılan mustafa duyar nasıl dev-sol'cu oldu?
cezaevinde "ben artık konuşacağım" diyen duyar'ın aynı günün akşamı öldürülmesi tesadüf mü?
belçika'da yedi yıl hapis yatarken erdal'ın iadesini mümkün kılacak talep neden yapılmadı?
mustafa duyar, Şam'da abdi İpekçi'yle ilgili belgesel izlerken orada cinayetin azmettiricisi olarakyalçın Özbey'in fotoğrafını gördü. sabancı davası sonrası kaçtığı almanya'da Özbey'in evine gelen kişi olduğunu anlamasıyla, abdi İpekçi cinayetiyle, sabancı cinayetinin aynı güçler tarafından işlendiğini düşündü ve öldürülme korkusuyla teslim olmaya karar verdi.
eski adelet bakanı Şevket kazan, duyar'ın devlet adına bazı eylemler yaptığını iddia etmiş ve "polisle işbirliği yaptığı için önceki örgütten atılmıştı" dedi.
duyar, afyon cezaevi'nde kaldığı hücrede daha önce suçu üstlenen ifadesini değiştirmek istedi. "bildiği bütün sırları açıklamaya hazırım" dediği günün akşamı çıkartılan bir isyanda öldürüldü. yıllar sonra silahın ergin kardeşlerin avukatı aracılığıyla cezaevine sokulduğu itiraf edildi.
bu kurgulari yapacak komplocuyu henuz bu topraklar* yetistirmedi. vaktiyle huseyin kocadag basligina "mafya halklarin kardesligini saglamis en dassakli olusum." demistim. ortasa bir kardeslik var ama adini koyamiyorum. |
leventizm · #1387907 · 16 Temmuz 2008 18:30:45 ~ 16 Temmuz 2008 18:31:55 |
|
46. poperasyonun kendişsi kadar, medyada ve kamuoyunda çıkan tepkilerde bir o kadar ilginçtir. devlet mekanizmasının tepesinde cereyan eden "it dalaşının", siyasî ve hukukî açıdan netlenmiş adı konmuş şeklidir ergenekon.
...
Çatışmanın tarafları da kendilerini en rezil, en ikiyüzlü söylemleriyle açık açık ortaya koymaktadır artık. tutuklananlar, gözaltına alınanlar, sorgulananlar; laik, statükocu ve şehirli küçük burjuvazi için bir tür "kahraman" ulusalcılardır. hâlbuki, bu adamlar akın birdal'ın kurşunlanmasından, hrant dink cinayetinden, bir çok faşist darbe ve eylemin ardında olan isimlerdir. add gibi gayet "tumturaklı" derneklerden, açık bir şekilde ırkçı oluşumlara kadar, ordudan fırlamış emekli "paşa"ların cirit atması, ordunun devlet mekanizması üzerindeki net siyasî etkisinin açık kanıtıdır. legal yollardan açık siyaset yapmayan ordunun tavrının "bağımsız" ve "ideoloji üstü" olmadığı göze sokulmaktadır aslında. Şimdi, büyükanıt'ın görev süresi dolmamışken, hakkında herhangi bir işlem yapmak olanaksızdır ama "emekli" olduğunda cirit atacağı yerleri şimdiden "kapatmak", statükocuların manevra alanının daraltılmasıdır.
...
bu açıdan bakıldığında ergenekon'da ismi geçenlerin hiç bir şekilde "masum" olmadığı, ortak paydalarının ise, ırkçı, kürt düşmanlığı, yabancı düşmanlığı (ermeni, yunan ve avrupa), demokratik toplumsal muhalefeti hazmedememe gibi olgulardır. Örneğin, İlhan selçuk nasıl bir aydıondır? neler yazar neler çizer? İrtica bahanesiyle yazılarını kürt düşmanlığı çizgisinde tutan da aynı kişi değil mi?
...
İşin öbür tarafından bakıldığında, her durumda kükreyen tayyip, bu konuda yorum yapmaktan veya muhalefete taş atmak dışında oldukça sessiz kalmıştır. düğmeye basanların akp olduğu aşikârdır. ancak hiç bir burjuva devlette, siyasal iktidar tek başına belirleyici değil, tersine mevcut sermaye çevrelerinin inisiyatifinde kararlar alır. türkiye'de durum bu yöne doğru evriliyor: "devlet için sermaye"'nin yerini "sermaye için devlet" almakta. bunun öncüsü de akp iktidarıdır. hakeza, İstanbul burjuvazisi, her ne kadar akp'ye mesafeli dursa da, ab karşıtı milliyetçi gruplar karşısında da "demokrasi havariliğine" soyunan akp'ye isim vermeden destek olmuştur.
...
yüzeysel bakıldığında, ergenekon sürecinde ismi geçenlerin yargılanması "bağımsız yargı" veya "işleyen demokrasi" gibi algılanabilir. bu elbette bu yönde büyük bir adımdır, ancak çok daha farklı işler. bunun devletin tepesindeki it dalaşı olduğunu unutmadan, akp'nin "demokrat"lığını, işçi sınıfı perspektifinde ele alırsak, aslında demokrasinin çok daha gerilere gittiğini görebiliriz. ergenekon süreci tasfiye olduğunda, geriye akp'nin neo-liberal ve gerici uygulamalarının karşısında ciddi bir güç kalmayacaktır. bu da akp'nin sermayeyle ve hâttâ uluslarası sermayeyle eleleverip, işçi sınıfının anasını ağlatmalarında geniş bir manevra alanına sahne olacaktır. keza, ergenekon süreci derken, elektrik zammı, doğalgaz zammı, petrol fiyatlarının artışı, gaspedilen sosyal haklar, kapitalistlerin yağmasına bırakılan yazlık deniz kıyıları, akarsuların bile "özelleştirilmesi"nin gündeme gelmesi, "üniversiteler paralı" olsun demeler, genç sen'in kapatılması süreci vs derken; kapışmanın sadece devletin üstünde bir "demokrasi" ilüzyonu yaratacağını ama hiç bir şekilde emekçi kitlelerin bu "demokrasi"den pay alamayacağı açıkça ortadadır.
...
kısacası, ergenekon isimlerinin tutklanması, tasfiye olması gayet iyidir, ama bunu akp gibi gerici bir siyasal iktidarın yapması da aynı şekilde kötüdür. |
eroika · #1387808 · 12 Temmuz 2008 11:53:29 |
|
44. henüz iddianamesi bile hazır olmayan bir soruşturmaya dayanılarak yapılan operasyondur kendisi.. iş o kadar çığrından çıkmıştır ki hükümeti eleştiren herkes ergenekoncu-darbeci olmuştur.. gözaltılara alınış biçimleriyle sanki bir nazi almanyası dönemi filmindeyiz.. başka ilginç nokta ise solla ilgili ne olsa ucunu ergenekon'a uzatıp 1 mayıs'tan hrant dink eylemlerine kadar her şeyin üstüne bok atmayı becermişlerdir.. ayrıca son nokta tabi ki sivas katliamı'nı da bu çeteye ve üstelik aydınlık gazetesine yüklemeleridir ki dinci medyanın son bombası olmuştur.. |
osein · #1387594 · 05 Temmuz 2008 00:41:49 |
|
42. ordunun kendine çeki düzen vermesidir. |
againstthelife · #1387576 · 04 Temmuz 2008 09:32:15 |
|
41. bu kadar kuyu kazdık. herkesi içine çektik. hala dibe çekemediklerimizi nasıl sindirsek de sustursak diye ayrıntılı düşünülüp, bulunmuş; fakat hukuk devleti olduğumuz unutularak salakça ya da aceleden başlatılıp bi türlü sonu tutturulamamış kurgu. |
boraman · #1387575 · 04 Temmuz 2008 01:39:29 |
|
40. 2 gundur kemalist mandalarin bogurmelerini her yerden duyuran operasyon. insa ettikleri zulum duzeni sanki hic baskalarinin eline gecmeyecekmis gibi dusunmeleri bogurtulerinin siddetini artiyor. "tayyip .namizi .ikiyor" diye bagiracaginiza, kimsenin birbirini .ikmeyecegi bir duzen uzerine kafa patlatsaydiniz. iktidar vaktiyle cem uzan'a neyi hangi metodla yaptiysa, bugun kemiklesmis militarist kemalistlere aynisini yapiyor. cok eglenceli, locamdan izliyorum. |
leventizm · #1387572 · 03 Temmuz 2008 22:39:42 |
|
39. diyarbakir olayları ile kurulan alakanın aslında tamamen farklı konular içerdiği, fakat en azından şu an için, dikkat edin şu an için, diyarbakir cezaevinde olanlara oranla farklılık gösterdiği hadise.
diyarakir cezaevinde olanlardan, ugur mumcular, mustafa balbaylar suclu değildi, onlar bu yapılanların ortaya çıkması için çaba gösterenlerdi. anlayana. |
yellow · #1387567 · 03 Temmuz 2008 22:09:02 |
|
38. iddianame ortada yokken 1 yıldır tutuklu olanlar varmış. bu hukuk rezaletiymiş. iğne size de batınca mı aklınıza geldi hukuk. diyarbakır'da iddianame görmeden yıllarca bir kliması bile olmayan boklu odalarda kalan insanların sesini ne zaman duydunuz? |
againstthelife · #1387544 · 03 Temmuz 2008 15:08:05 |
| |