empresyonizm
1. dogrumu yazdim bilmiyorum fakat, anlami izlenimcilik, bakip aklinda kalani cizmek aynisi degil ama yansimasini cizmek, neo-empersyonizim(noktaci onizlenim..) gibi yandallari da vardir.onemli isimleri aramiza katmis tarzdir.. (bkz: van gogh)(bkz: monet)(bkz: touluose lautrec)
2. (bkz: empresyonizm)
3. (bkz: sanat tarihi)
4. izlenimcilik 19. yüzyýlýn sonlarýnda resim sanatýnda ortaya çýkmýþ, daha sonralarý edebiyat ve müzikte de etkisi görülmüþtür...
5. fransa'da baþlamýþ daha sonra diðer ülkelere yayýlmýþtýr. kurallarý boþvererek kendi kiþisel izlenimlerine göre nesneleri resmetmeyi amaçlamýþlardýr. bu amaç doðrultusunda açýk havada çalýþmýþ, ýþýðýn gün içindeki deðiþkenliðini ve nesneler üzerindeki etkisini araþtýrmýþlardýr. empresyonistler için herþeyden önemlisi doðaya sadýk kalmaktýr. çalýþmalarý süresince nesneleri yalnýzca biçim olarak algýlayýp betimlemenin deðil, nesnelerin ýþýk karþýsýnda takýnacaklarý tavrý resmetmenin önemini savunmuþlardýr.
6. bir sanat akýmý...açýklýktan ziyade gizemi tercih eder,genellikle bir olguyu direkt birincil manasýyla yansýtmak yerine duygusal anlamda býraktýðý izler yansýtýlmaya çalýþýlýr...
7. Önemli empresyonist ressamlar : edouard manet, claude monet, camille pissarro, alfred sisley, pierre auguste renoir, edgar degas
8. modern resim sanatýnýn öncüsü olan empresyonizm, ortaya çýkýþ dönemiyle, insanlýðýn düþünsel geliþimini de yansýtma eðilimindedir. gerek "var olan"'ýn ontolojisi, gerek çaðýnýn bilimsel geliþmelerine paralel olarak bilimin -dolayýsýyla en basit anlamýyla teknolojinin, insan yaþamýnýn güncellliðine yavaþ yavaþ sokulmasý açýsýndan büyük bir önem teþkil eder.
...
aydýnlanma çaðý, dinsel dogmalardan felsefî ayrýlýþý gündeme getirdiðinde, sanat bu felsefî temellerden nasibini almaya baþlamýþtý. barok stil, aydýnlanmanýn çaðýný resmeder bize. ayný þekilde empresyonizm, sanayi devriminin getirdiði bilimsel-teknik ilerlemeyi, felsefî atýlýmlarýn sanatsal ifadesidir. felsefenin teolojik dogmalarýn düþünsel kýlýfý olmaktan kurtulmasý ve insan düþününün dinle deðilde bilim ve teknikle devrimci bir sýçrayýþýnýn yansýmalarý, empresyonizmde kendini en iyi ifade eden olgudur. sadece felsefÎ ontoloji alanýnda deðil, insan bakýþ açýsýnda saklanan "geleneksel idea"'larýn psikolojik yýkýmýný da üstlenmiþtir.
...
greko-romen daha sonra hristiyan rönesansý ve biraz da barok dönemin, insaný evrenin merkezine koyan kitabî yorumu empresyonizmde son bulur. sanatçý için tuvale aktarýlacak "varlýk", geleneksel olarak verili, deðiþmez bir nesne olarak karþýmýza çýkar. Örneðin elma, bir idea olarak kýrmýzýdýr. rönesans eserlerinin çoðunda "elma"'lar kýrmýzýdýr, olmak zorundadýr. kýsacasý elma olarak "görünen" nesne deðil, "bilinen" idea resmedilir. oysa renk, üzerine düþen ýþýk frekanslarýna göre her zaman farklý bir renk duyusuna neden olur. sarý bir masa lambasýnýn altýnda elma, parlak bir kýrmýzý iken, alacakaranlýkta etrafýnda bir çok nesne gibi koyu mavi bir renk alabilir. oysa kafada canlandýrýlan (adý üstünde biz canlandýrýyoruz) elmamýz farklý görünümlerde olabilmektedir. dolayýsýyla idealize edilenin deðil de görünenin tuvale aktarýlmasý empresyonizmle baþlar. bu olgu, evrene bakýþ açýsýnda þöyle bir deðiþikliðe yol açar: evren idealize edilmiþ ve verili bir nesneler topluluðundan çok, birbirine baðlý ve birbiriyle etkileþim içerisinde bir bütün olmakta.
...
empresyonist sanatta nesneler idealize edilen geometrik þekillerinden de baðýmsýzdýr. elbette bir masa yine masa þeklindedir ancak bu masa remedilirken arka fondaki ayný renge sahip ahþap duvardan çizgi konturlarýyla ayrýlmaz. eðer ýþýk oraya birbirine yakýn renklerle bize yansýmasýna neden oluyorsa masa arka fon içinde kendini bir anlamda "kamufle" eder. bu beyaz bir tiþörtün bile zifiri karanlýkta "siyah" olmasýna benzer. empresyonizm bu anlamda nesneyi konturlardan kurtarýr ve bize "nasýl görüyorsak" öyle aktarýr nesneyi. bir anlamda geleneksel algýmýzda oluþmuþ renk ve þekiller, bilinçte tasarlandýðý gibi deðil, gerçekte nasýl göründüðüyla bize ulaþýr. dolayýsýyla nesneleri algýlayan gözümüz bir tanrý vergisi olmaktan çýkýp, doðanýn içinde onunla beraber bir canlý materyali olarak tanýnýr. empresyonizmin bu devrimci atýlýmýnda en büyük rolü oynayan da ýþýðýn bilimsel kavranýþýdýr.
...
claude monet'yi empresyonizmin öncüsü olarak milada yerleþtirirsek 19.yy'daki fiziðin optik dalýndaki geliþmeleri monet ve ondan sonraki empresyonistlerin yakýndan takip ettiðini anlarýz. renk fenomeninin, nesneler tarafýndan soðurulan enerji paketleri olan fotonlar olduðunu biliyoruz. dönemin empresyonistleri geliþen optik bilimini de inceleyerek, tuvallerinde bu optik yasalarý kullanmaya çalýþmýþilardýr. mavi fon üzerinde ki gri rengin bize yeþil görünmesi bir örnek sayýlabilir. bu da gün ýþýðýnýnýn resimdeki izlenimini verebilmek için yapraklarýn aslýnda gri tonlarýnda olduðunu ancak mavi gökyüzü fonu nedeniyle bize yeþil göründüðünü anlarýz. empresyonizm bu baðlamda bilimi tuvale taþýr. bize, gözün yanýltýlabileceðini, dolayýsýyla "kusursuz bir tanrý tasarýsý" olmadýðýný gösterir.
...
empresyonizmin dönemin bilimsel geliþmelerini takip etmesi ve bunu tuvallerine taþýmasý materyalist bir felsefî nitelik taþýr. ancak, nesneleri ideal geometrik tasarýmlardan ve çizgilerden ayýrarak, tuvale 3 boyutlu bir derinliði yadsýmasý ve 2 boyutlu bir yüzey haline getirmesi ampirik bir varlýk kavrayýþýna götürdüðü izlenimini oluþturabilir. oysa, empresyonizm, resme bakan gözümüzü de sanatýnýn içine taþýyarak ampirik kavrayýþtan da kurtarýr. dolayýsýyla bir empresyonist "gerçeði deðil de nasýl gerçeði algýladýðýmýzý" amaçlarken "gerçek olan"'ýn kendisini yadsýmaz. tuvale bakan gözü de bu gerçekliðin içinde kavratýr. resmedilen estetik obje veya manzaranýn rasyonel ifadesini ortadan kaldýrýrken, gözümüz aracýlýðýyla eseri izleyen bizi "rasyonel" kýlar. tuvali, tuvale bakanla ayný evrene koyar ve ifade eder.
...
týpký objeler gibi, objelere estetik anlamýný veren sanatkâr ve izleyiciyi de ideal tasarýlar olmaktan kurtarýr. empresyonist resim de renk de, ýþýk da ve hatta zaman da gerçekten göründüðü gibidir. leonardo da vinci'nin resimlerindeki gibi, 3 boyutu belli etmek için kaynaðý belli olmayan bir ýþýk vermez tuvale. empresyonist için ýþýðýn kaynaðý gerçekte ne ise odur: güneþ. güneþ ýþýðý, nesneleri bize çizgili konturlarla ayrýlmýþ olarak göstermez. birbirine karýþan renk öbekleri olarak algýlatýr. empresyonist de bu renk öbeklerini (duyu öðelerini) aynen bize aktarýr. impression-soleil levant resminde claude monet'nin gün batýmýný resmederken, kýrmýzý güneþin soluk ýþýðýnýn yanýnda nesneler mavi bir silüet halinde karma karýþýk bir renk öðeleri biçiminde bize aktarýlýr. nesneler renk ve ýþýðýn uyumuyla bize görünmesine raðmen, fýrça darbeleri halinde bize yansýrken, herþey bize gerçekte göründüðünden farklý gözükmez, çizgiler olmamasýna raðmen.
...
empresyonizm, estetik objeyle beraber estetik süje olan bizleri de bu evrenin bir parçasý kýlarak, evrenin bizim için yaratýldýðý yanýlsamasýna düþünsel bir set çeker ve bunu yadsýr. bunu bilimin ve felsefenin kavrayýþýný içinde yoðurarak yapar. dolayýsýyla, empresyonizmle beraber sanatýn kendisi de devrimci niteliðini kazanýr. Ýnsaný evrenin merkezine koyan dinsel yanýlsamayý sanatta yadsýyan önemli bir harekettir empresyonizm. materyalist bir metodolojiyi kullanýrken gerçeði nasýl algýladýðýmýzý ortaya koyar. kuantum fiziðiyle beraber, günümüzde bu anlayýþ kendini heisenberg'in belirsizlik ilkesinde kendini bulur. gözü aþan bilimsel aygýtlara raðmen "gözlem"'in kendisinin o anki gerçeði deðiþtirmesi, gerçeðin ve hatta madde algýmýzýnda devrimci bir deðiþime sürükler. ernst mach "empresyonizm, dünyanýn duyulara dayanan görünüþünü gördü, özel yasalar içinde elle tutunabilir olan nesneleri deðil. ve nesneler, deðiþik akortlardan meydana gelmiþ tonlar halinde kavrandý" diye ifade ederken, bu satýrlarýn yazarýnýn aklýna modern fizikte yeni tartýþmalara neden olan sicim teorisi gelir. söz konusu teoriye göre, evrende sürüklenen her madde ve enerji, ayný özün, yani sicimlerin, týpký bir keman teli gibi farklý tonlarda titreþmesinin bir sonucu olduðu yönündedir. tüm bunlar klasik madde anlayýþýmýzý da sarsamaya adaydýr, týpký empresyonizmin nesne algýmýzý sarstýðý gibi.
...
bilim ve sanatýn, algý ve sezgilerimizin ötesine geçerek gittikçe bizi evrenin küçük bir noktasý haline getirmesi, insanýn felsefeyle, düþünmeyle kýsaca her türlü bilinç metoduyla, duyularýnýn ötesinde bir evren anlayýþýna yönelmesini saðlamaktadýr. estetik ve bilimsel geliþmeler insan bilinç sistemini ilerletmekte ve geleneksel algý ve sezgilerinin neden olduðu dogmalardan ileri sürüklemektedir. ancak bu kavrayýþ inanç sistemlerine ve türlü mistisizm uçurumlarýna sürükleyebilecekleri ideolojik bir iþgale sebebiyet verebileceði gibi, diyalektik materyalist bir metodolojiyle devreye bilinç sistemi sokularak yorumlandýðýnda toplumsal-güncel bir zeminde de ilerici ifadesini bulabilir. Ýþte iþin bu kýsmý dinsel düþünce uykusunun zehrinden kurtulmuþ bir insan toplumunu gerektirir.
...
feyz alýnan kaynak: felsefenin iþýðýnda modern sanat (Ýsmail tunalý)
Alakal� olabilir!
- empresyonist
- empregnasyon
- emprizm
- emprovize
- emprovizasyon

nedir.Net