dizi kulturunde burjuvazinin yukselisi
1. satılmış türk medyasının televizyon dizisi adı altında sunduğu toplum düşmanı yapıtlarda açıkça gözlemlenen durum. sözüm ona bir yerlerinden zeka fışkıran çiğerim senaristlerimiz yazdıkları her haltın bir paragrafına ideal yaşam formu olarak burjuvazinin bir üyesini yerleştiyorlar. allaya pullaya anlatılan bu yaşam milleti umsuruk etsin diye ellerinden geleni yapan bu şahsiyerlerin bir birlerinden aşırmayı dert etmedikleri kalıp senaryolarıda; her şeye sahip zenginlerin hışmına uğrayan fakir ama onurlu insanın bir şekilde burjuvazi sınıfına dahil olmalasıdır. nedir bu zengin olma merakı anlamıyorum kardeşim. mübarek gün zihinleri karartmayın, beni günaha sokmayın. *
2. dizi kültürüyle sınırlı kalmayan genel bir reflekstir. holivutta da bolca bulunan zengin kız fakir oğlan senaryolarının hemen hepsinde, filmin sonlarına doğru zengin kıza bir seçim yapmak düşer. kız fakirliği ve oğlanı seçer. (evlenmesi gereken zenginle evlenmediği için babası mirasını çekmiştir şöyle olmuştur böyle olmuştur filan.) ama filmin mutlu sonu bu değildir. asla olamaz. mutlu son, bir şekilde kötü adamın yola gelmesi ve fakir oğlanın hem kıza hem paraya kavuşmasıdır. yoksa hep bir şeyler eksik kalır, seyirci mutlu olmaz.
3. dizilerin esas oğlanı, doğu veya güneydoğu anadolu'da yaşayan bir aşiret ağasının amerika tahsilli prezentabl, karizmatik, yakışıklı ve süper zengin oğludur. eğitimini tamamlayınca baba çiftliğine gelir; ağanın veliahtı odur çünkü... altında siyah bir dört çarpı dört * bulunur, belinde tabanca, çevresinde en az 12 adam, ama bizimki iyi yüreklidir, delikanlıdır, harbidir... dizinin bütün hatunları hastadır bu delikanlıya. ama onun sevdiği bir kız vardır, süper güzeldir ve istanbulludur *. bu açıdan, anadolu'nun bağrında yaşayıp da diziyi seyreden tüm yurdum delikanlıları, "ah ulan keşke ben de onun yerinde olsaydım" diye iç geçirir; hatun kişiler ise, televizyondaki bu er kişiyle romantik bir paris seyahati yapmanın hayalini kurarlar kendilerince... medyanın da amacı budur işte, fakirlik, geçim sıkıntısı, iş, güç, aile beklentileri, okul, gelecek kaygısı, güvensizlik içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan yurdum insanına kendileri için ideal olduğunu düşündürecek suni toz pembe hayatlar oluşturarak onların beyinlerini uyuşturmaktır asıl amaç; amerika'da eğitim görmüş dört çarpı dörtlü toprak ağalarının zengin oğullarının bolluk içerisindeki çiftlik yaşamlarını izleyicilere altın tabakta sunarak...
4. kibar feyzo, davaro gibi gerçekçi muhteşem filmlerin üstüne bu uyduruk diziler, çok ama çok kötü gidiyor...
5. sınıf atlama bilinci orta sınıf küçük burjuvazide her daim bulunur ve bu bilinci okşayıcı şeyler de televizyon ekranlarında bolca verilir.. bir istanbul masalı olsun aşk-ı memnu olsun ezel olsun hepsinde aynı yükseliş azmi bulunmaktadır.. filmlerde de aynı temayı görmekteyiz, özellikle hollywood sineması ve ticari kaygıyla çekilmiş türk filmleri.. peki biz ne yapabiliriz'e gelirsek öncelikle seçici olmak ve tabi ki kitap okumak.. önce kendimiz bilinçlenmeliyiz ki çevremize bilinç götürebilelim..
Alakalı olabilir!
- dizilerin onlenemez yukselisi
- dizilerin hayata etkisi
- dizi karakterlerinin aristokrat isimleri
- dizilerin masalsi tavirlari
- dizinin en heyecanli kismi basliyor

nedir.Net