cemberimde gul oya »
1. selda alkorun oynadığı 70li yılların öğrenci hareketlerini de konu alan bu akşam başlayacak olan yeni kanal d dizisi, merakla beklenmektedir..
2. çağan ırmak'ın büyük bir emek sarfederek yazdığı ve yönettiği bence çok güzel olacak olan dizi...
3. seyrederken süper çekilmiş dediğim dizi.. seneye damgasını vurur..

ayrıca selda alkor un gençliğini kimin oynadığını acaip merak ettiğim dizi..

4. çanakkale türküsü * *:

Çemberimde gül oya
gülmedim doya doya
dertlere kalıyorum günleri saya saya
al beni kıyamam seni

köşe başı beklerim
vay benim emeklerim
dümbeleği çala çala yoruldu bileklerim
al beni kıyamam seni

pembe gül idim soldum
ak güle ibret oldum
karşı larşı dururken yüzüne hasret oldum
al beni kıyamam seni
5. bu senenin en iyi dizisi olmaya aday gerçekten kaliteli bir şey olmuş. (bkz: çağan ırmak)
ayrıca bugünki bölümde ölen kız çok tatlıydı ben o kız için açmıştım diziyi bu dizide bir daha görükmeyecek olması üzücü tabi.
6. gidişatı çok güzel, senaryosu harika, çağan ırmak'ın yine kendinden epeyce söz ettireceği, görsel kalitesiyle dikkatimizi çeken yeni dizi. selda alkor'un gençliğini oynayan özge özberk ve mehmet ali nuroğlu epeyce meşhur olacaklar gibi gibi.
7. ''12 eylul u cok arastırdım.ögtrenci mitingde sag elini mi yoksa sol elini mi kaldırıyor?gibi ince detayları bile inceledim...''diyebilen yönetmenin elinden cıkan,sanırım proje basladıktan sonra ona anlatılanlardan aklında kalanlar ve birazda ask meskle suslenip sunulacak dizi.serin durusa selam ederim
8. sırf melisa sözen için bile izlenmesi farz olan ve yapımcılığını abdullah oğuz'un üstlendiği dizi.
9. kuşak çatışmasını seyirciye hoşça hissettiren, nostaljik atmosferiyle insanı şevklendiren, bazı ince detaylardaki hatalarla şaşırtsa da o kadar da olur mantığıyla hataları görmezden gelinen hoş seyirlik.
10. ikinci bölümü ile ağlatmış dizi *
11. gazetedeki yazılardan merakla beklediim fakat iki bölümünü de internete girmişken çıkamadığım için kaçırdığım dizi. hayırlısı üçüncü bölüme.
12. kesinlikle içerik olarak çok iyi olan ve 12 eylül dönemi ve öncesinde yaşayanları çok duygulandırmış olan ve iki gencin gözünden o zamanın çalkantılı türkiyesini görebildiğimiz ve en azından prime time soap opera kültüründe en azından brezilyadan farklı olmaya başladığımızı gösteren belgesel nitelikli kanal d prime time dizisidir..
13. şu an için çok başarılı giden etkileyici ve farklı bi senaryoya sahip kanal d' nin yeni dizisi.
14. çağan ırmak'ın bu işte (türk sinemasında) bende varım ilerki işte (dünya sinemasında) olabilirim dediği son dizi
15. açılın arkadaşlar çünkü çağan ırmak geliyor. çemberimde gül oya ile çağan abi merdivenlerin birinide tırmanacak galiba. bir flimde 72 öncesi ile günümüz aşk,kültür ve değer çatışmasını bu kadar iyi verilir heralde..(tabiki bunlar şimdilik söylemler,ilerki bölümler ...???) ve aşkın bir ölüm anında bile doğabileceğini haykıran bir dizi olması dolayısı ile beğenimi kazanan bir çağan ırmak yapıtı..
16. 12 eylül öncesini anlatan hoş bi dizi şu anda kanal d de oynuyor.konusununda çok güzel olduğunu düşünüyorum fakat böyle bir konuyu diziye harcamışlar çok güzel bi film olabilirdi.*
17. 12 eylül dönemini aşk meşk mevzularına yaslayarak dumur etmiş dizi
18. 12 eylül dönemini aşk olmadan anlatsaydı rtük tarafından ceza alacağına kesin gözle bakılan dizi..
19. bu dizi oyuncu kadrosu ile tavana vuruyor ama isminden kaybediyor.
20. şöyle bir polemiğe konu olan dizi.: önce hakan gülseven * şöyle yazmış :

"(Çemberimde gül oya'nın) senaryosunu yazan ve diziyi yöneten Çağan irmak anlaşılan hayatında ne çatışma, ne de devrimci görmüş. dizinin çatışma sahneleri bizim mahalledeki çocukların çelik çomak oyununa benziyordu. en fazla, 'al sana, al sana' hali... hadi bunu bir yol geçelim... esas mesele, Çağan bey'in devrimcileri odun olarak görüyor olmasında. dizide öyle bir 'devrimci' karakteri var ki, âşık olmayı 'davaya ihanet' sayıyor. ve Çağan bey, dizimizin kahramanına bir 'sevgi emek ister' nutuğu attırıyor ki, anam anam...
Şurası net; bizim memlekette çekilen her 'dönem filmi' ya da şekilde görüldüğü üzere 'dönem dizisi', devrimcileri alenen hödük olarak göstermeyi marifet bellemiş. bununla kalmıyorlar, bir de 'kahraman'ları üzerinden 'sevgi emek ister' ahkâmı kesiyorlar ya, işte o zaman iyice canım sıkılıyor. bir nevi, militana aşk notları!
televolelerde hep izleriz ya, "falanca 'sanatçı', filanca 'petrolcü' sevgilisiyle 'aşk yaşıyor' son üç aydır," diye, tabii ortamda öyle bir 'aşk'tan söz edilemez de, bir dönem aranmış, taranmış, kaçmış, cezaevi yatmış bir sürü devrimci, o hengâme içinde nasıl evlenip çoluk-çocuk sahibi oldu, buna bir izahat getirebilir misiniz? ben tanıdıklarımdan dinlerim hep, o çetin günlerde yüreklerinin birileri için nasıl pır-pır attığını. utangaç utangaç buluştuklarını. sonra, odtÜ'de nesilden nesile anlatırlar, deniz gezmiş'in yurtlar bölgesine gidip âşık olduğu kızın penceresinin altında nasıl 'serenat' yaptığını..."

sonra çağan ırmak cevap yazmış:

gaseteci yazar hakan gülseven'e...
Çağan bey ......... Çağan bey! nidalarıyla, eline beline koymuş, dedikoducu bir mahalle esnafı ağzıyla yazılmış, espirili ve komik olduğu düşünülmüş eleştirinizi, üzülerek okumuş bulunmaktayım.
Üzülmemin birinci nedeni, "Çemberimde gül oya" isimli diziye eleştiriniz değil, bu ülkede anlamını yitirmiş, değerini kaybetmiş ve içi boşalmış ya da boşaltılmış bazı değerlerle bir kez daha karşılaşmış olmamdır. bu yüzden de, oluşan cevap hakkımı, hiç tarzım olmayan bir biçimde ilk defa kullanmak istiyorum.
bir senaryo yazarken , karakterlerinize söylettiğiniz bazı cümleler, bir paradoks yaratmak ve dramatik çatışmayı güçlendirmek için yazılmıştır. bu, onu senaryo yazarının da savunduğu anlamına gelmez. bu kural, artık çocukların bile farkında olduğu son derece basit bir dramatik çatışma kuralıdır.
"Öldürmekten keyif alıyorum" diyen bir karakteri anlatan senaryo yazarının, seri katil ruhu taşıyan bir sapık olduğunu düşünmekle eş değer birşeydir bu. bu durumda, benim devrimcileri bir hödük olarak gösterdiğime dair iddianız, beş dakikalık bir zappingle karar verilmiş düşüncesi doğuruyor bende. kaldı ki, bülent isimli bu devrimci karakterin, aslında ne denli zengin bir ruha sahip olduğunu geçen mayıs'ta, stok olarak çektiğimiz beşinci bölümde göreceksiniz.
ayrıca gerçek bir çatışma görmediğimi iddia etmişsiniz. evet buna yaşım el vermedi maalesef. bütün filmleri, 1800'lerde geçen yönetmen james ivory'nin de 200 kadar yıldır yaşamış olmasını beklemektesiniz bu durumda. sinema ya da dizi filmler, bazen görmediğinizi de anlatmaktadır. aşkla ilgili verdiğiniz talihsiz örnek ise, 68'li ruhla 78'li ruhun aşka ve ilişkilere bakışını aynı görebilecek denli bir bilgi eksikliğinden kaynaklanmakta.
bu konuda daha fazla bilgi edinmek isterseniz, füruzan'ın dev başyapıtı 47'lileri ve İnci aral'ın hemen hemen tüm yapıtlarını okumanızı öneririm. bu romanlarda, solun anlamını kavramayan ya da yanlış kavrayan karakterlerin de dramatik çatışmayı güçlendirmek için varolduğunu göreceksiniz.
dizinin anlatım biçimini eleştirmeyi lütfedip "sizin yeşim tabak"a bırakmışsınız. ne hoş! en azından bu konuda takdirimi kazandınız. Çünkü Çemberimde gül oya'da kurmaya çalıştığım estetik dünyayı, 80 öncesi ruhun ve ilerleyen bölümlerde 80 sonrası kaosun insan piskolojisi üzerindeki etkilerini anlatmaya çalışan, biçimci arayışı zaten anlayamayacağınızdan eminim. "ben filancanın dizisini eleştirmeyeyim, başrol oyuncusunu seven kızlaar üzülür" tarzındaki zavallı bir söylem biçimi de bunun bir göstergesi.
Çemberimde gül oya, 39 bölüm sürecek, uzun soluklu bir dizi filmdir. eğer izlerseniz hikayeyi ne şekilde noktalayacağımı da göreceksiniz. hangi tarafta olduğumu ve neyi anlatmaya çalıştığımı da, hemen ilk bölümlerde slogan atarak ve seyircinin gözüne sokarak ortaya koymadığım için üzgünüm. bu herşeyden önce, sinemacı kimliğime uyan bir anlatım biçimi deği. seyirciden gelen yoğun sevgi belirtisi de uzun bir hikayeyi dinlemek isteyen bir grubun varlığının habercisidir.
artık ülkemizde, en ciddi tartışmaların bile maalesef basit televizyon şovları olduğu bu günlerde, tamamı devlet tiyatrosu ve yeşilçam oyuncularından oluşan, hiçbir medyatik ismi kullanmayan Çemberimde gül oya'nın bu denli sevilmesinin belki de tek nedeni, sizin farkında olmadığınız bu incelik ve söyleme biçiminden kaynaklanmaktadır.
eğer siz de 80 sonrası sistemli bir şekilde apolitikleştirilmiş ve şaşkına çevrilmiş bir çok insandan biri iseniz, bu yazım için şimdiden özür dilerim.
saygılarımla, Çağan irmak
yönetmen-senarist


21. dün akşam annemle izlediğim ve annemin izledikten sonra gaza gelip siz devrimcilik oynuyorsunuz oğlum biz bunları yaptık nice canları ipe yolladık deyip benim gözlerimi dolum dolum dolduran iyi dizi
22. e bissuru dizi yaptik millet sıkıldi ayni konulardan hep ayni hep ayni , biraz degisik konulara dalalim ki ilgi gorsun reyting toplasin . hmmm soyle yetmisli yillara dalsak , onlar cok gidiyo bu memlekette felsefesiyle yayimlanan dizi . ama super ilgi gormustur . isi gucu birakip seferber etmistir beni . ama biraz eksik olmus . cagan irmak'in her seyi ince ayrintisina kadar yaptik demesinden sonra goze batan ufak ayrintilar buyuk daglari yok etmistir .
23. diğer dizilere pek de benzemeyen dizi. herkesin izlemesi gereken ve o dönemleri iyi yansıtmış bir dizi. kitap okumayan apolitik zihniyete de bir şeyler verebilecek yegana tv programı.
24. duygusallığın sınırını zorlayan, oyuncuların hepsinin çok başarılı rol yaptığı dizi * *
25. memleketin bir dönemini iyi yansıtmayı başarmış. çağan ırmak tarafından yönetilen dizi...
»
Alakalı olabilir!
- cember filon
- cember cizmek
- cemberlitas
- cemberli tas
- cemberin disinda

nedir.Net