aids korkusuyla yusuf yusuf test sonucu beklemek
1. bilincsizce hareket edilmesi sonucu karşılaşılan son derece normal olan bir durum.
2. doktor onu bırak ta giren şemsiyeden bahset
3. ilk tanımının amerikan menşelili olması çok doğaldır, türkiye'de aids olabileceğine ciddi olarak ihtimal vermeyen bir insan gidip de test yaptırmaz çünkü. (bkz: ne olacak bu memleketin hali)
4. olayın başlangıç noktası.. birkaç gecelik bir ilişki:

- neden bilmiyorum sen condom kullanmamaktan çekinmediğim tek insansın
- garip eğer için rahat edecekse kullanalım
- yok gerek yok..

birkaç hafta sonra, sevgili ile..

- hehe.. ben aids olsam ne yaparsın?
- ne yapacam be.. seninle ölürdüm.. hem bu sayede beni aldatmadığından da emin olurdum.. tabi bunu başkasına bulaştıracak kadar sadist olmadığını düşünüyorum..

bir kaç hafta sonra, arkadaşla:

- yahu bu sivilce geçmedi bir türlü
- sürekli yolma sen de
- ne yolması kızım bu kırmızılık iki aydır falan orda.. aids olmayayım.. ehehe..
- saçmalama be.. kondom kullanıyosun dimi..
- yoo..
- salak.. sivilce o birşey değil..

sonra bir sabah uyanırsın.. sabah dediğim saat 16:30.. ders çoktan bitmiş.. hava kararmak üzere.. güneşi görmeyince iyi hissedemiyorum ben ya.. iki mesaj gelmiş.. güne başlamak için güzel..

birinci mesaj: "selam.. biz cefedeyiz, kahve falan içicez, gelir misin?"

evet güne başlamak için güzel bir mesaj.. bir kahve sonra ders çalışmaya başlarım..

ikinci mesaj: "selam, nasılsın.. sana kötü bir haberim var.. kondom kullanmamıştık ya, olağan hiv testimi yaptırdım ve psitif çıktı.. sen aklıma geldin.. hemen sen de yaptır ve tedaviye bir an önce başla.. umarım negatifsindir.. senin için üzgünüm.."

şok... hayır şimdi değil.. en azından bir kaç gün sonra olsaydı.. yani bir kaç gün sonra bu şevk geçince, sevgilimle tartışınca, ailemle aram yine kötü olunca bu haber bana ilaç gibi gelebilirdi.. ama şimdi değil.. şimdi olmamalıydı.. napsam..

"canım naber"

arkadaşımı aradım.. içimi rahatlattı biraz.. sonra kafeye gittim... önce sıcak çikolata sonra kanve aldım.. mentollü sigara sarmadı normalinden de aldım bir paket.. arkadaşlarlayım.. konuşuyoruz.. güzel.. fotoğraf çekiliyoruz bir sürü.. hepsinde yüzümde kocaman gülücükler.. zaten hep böyle olur.. sevgilimden ayrıldığım günkü fotoğraflarımda böyleydi benim.. kendim bile bakarken unutuyorum artık ne kadar üzgün olduğumu.. bir gün şimdiki fotoğraflara bakıp "ulan ölebileceğim haberini aldım, şuna bak, bacağımı başımın arkasına koyarken fotoğraf çektirmişim.." diyebilecek miyim..

hala kafedeyiz.. sigara paketini elime aldım.. "ben ölücem".. oh be söyledim.. ama onlar sigaradan sandı.. "salla yaw.. al burdan da iç" bir şekilde anlatmam lazım..

- dün gece bir rüya gördüm.. şu kırmızılık var ya.. kocaman bir yara olmuş.. aids olmuştum.. (rüya olduğuna inandırmam gerek) çok gerçekçiydi.. arada gelen msn sesleri hariç.. "ölmeyeceğim" diye uyandım.. bilgisayarım açık kalmış, msn de.. eheh..

herkes gülüyor.. herkes dediğim iki kişi diğeleri gitti..

- burda berde test yaptırabilirim..
- neden o kadar endişelisin ki?
- endişe değil.. sadece rüyam çok gerçekçiydi ve günümü zehir etmeyi başardı.. test en iyisi..
- hastaneye git.. oraya sor..

otobüse gittiler.. ben de eve doğru yürümeye başladım. yolda bir hastaneye gidip aids testi yapılan bir polikliniğin adresini aldım. sonra eve gelip bunları yazmaya başladım. dikkat çekmeye çalışmak değil amacım.. sadece çok iyi bir ders oldu bana ve insanların bunu görmesi gerek sanırım, türksün göster ürksün her zaman işe yaramıyor..

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2. gün
polikliniğe gittim ve info, kapıcı, hemşire doktor bir sürü kişiye aynı soruyu sormak zorunda kaldım.. test yapıldı ama kimse nasıl bir ilişki olduğunu falan sormadı.. hatta kimse hiçbir şey sormadı.. sanırım yüzüm pek konuşmak ister vaziyette değildi... sonuçları beklemekteyim...
ayrıca bugün bir sınava girdim.. dört saatlik sınavı birinci saatinde terketmek zorunda kaldım..

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

4. gün
bir sınava daha girdim yine birinci saatte kaçtım okuldan, sessizliğe dayanamıyorum, çok sese de dayanamıyorum.. pozitif olduğuma o kadar eminim ki.. ve herşey üstüste geliyor.. mesela bir arkadaşla msn de konuşurken "çok kötüyüm" diyorum, "noldu lan aidis mi oldun ibne zuhahaha" diye gülüyor karşı taraf.. kaç kişi daha endişelenmeye başladı benimle birlikte.. rüya olarak bilen arkadaşlar ve gerçeği bilen arkadaşlar en büyük moral kaynağı.. ama sevgilim bilmiyor.. söyleyemedim... kesin sonuç almadan söyleyemem.. pozitifsem nasıl söylemem gerektiği bile bilmiyorum.. bana gelen mesajı direkt ona iletirim heralde..

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

5. gün
belirtileri vücudumda görmeye başladım.. tek eksik var o da aids olduktan sonra birkaç hafta içinde grip gibi bir hastalık geçiriyormuşsun. çok ağır geçiyormuş.. bunu hissedemedim ama başağrıları, kilo kaybı, halsizlik hepsini hissediyorum.. pozitif olabileceğim düşüncesi artmaya başladı.. çevremdekiler paranoyak diyor.. sanırım öyle...

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

8. gün
yarın test sonucumu alıcam.. bugün markette iki ay kadar önce yattığım biriyle karşılaştım.. "naber nasılsın" falan diye sordum.. "ölüyorum" dedi.. yüzümdeki gülümsemenin donup kaldığını ve dizlerimin bağının çözüldüğünü hissettim.. yere yığılacak gibi oldum.. gözlerim yaşardı.. bunların hepsi sadece bir saniyede oldu.. cevabını tam olarak almamışken.. "ölüyorum, çok yorgunum"... allah kahretsin yorgunluk böyle mi dile getirilir diye boğazına sarılasım geldi o an.. sadistçe mi bilmiyorum ama o an yapabileceğim en kötü şeyi yaptım buna karşılık.. tek cümleyle yattığım birinin pozitif olduğunu, benim de aids olabileceğimi, test yaptırdığımı ve yarın sonucunu alacağımı söyledim.. bembeyaz kesildi.. konuşamadı.. sanırım böyle söylenmemesi gereken bir şey.. test sonucunu bildirmemi istedi.. ayrıldı..

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

9. gün
test sonucunu almaya gittim.. bütün gece uyuyamadım.. sabah erkenden gidemedim arkadaşımı beklemem gerekiyordu.. (yalnız gitmeyi götüm yemedi açıkçası) polikliniğe gittik.. önce arkadaş girdi yaklaşık bir (rakamla 1) dakika sonra çıktı.. negatif dedi.. zaten onun olağan testiydi ** sonra ben girdim.. kadın bilgisayara baktı.. dışarı çıktı.. ama arkadaşta çıkmamıştı.. sonra başka bir kadın daha geldi.. bilgisayarda bir şeyler gösterdi.. şunu yap şöyle yap falan diye.. bu sırada ben yine dizlerim titrer şekilde yüzüm bembeyaz.. kadın halimi gördü.. "merak etmeyin negatif ama yanlış hemşireye gelmişsiniz o yüzden yeni çıktı alıyoruz" dedi.. allah belanızı versin insan bunu söyler önce diyemedim tabi.. içimde bir şeyler dans ediyordu..
dışarı çıktım arkadaşım telaşlıydı.. giren çıkan olunca o da korkmuş.. senaryolar yazıp durmuş aklında.. neyse atlattım..

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

**


sözlerimi iki youtube videosuyla tamamlıyorum..
http://www.youtube.com/watch?v=y_-XDK2EdGw (sugar baby love)
http://www.youtube.com/watch?v=MV8sJn_S2-Y (posi+ive)*
5. -doktor bey aids miyim?
---hayır gayet sağlıklısınız
-oh çok şükür
---deeermişiimm.. hem de nasıl aids siniz. sadece aids olsa ,hepatit alfabesi var sizde ben diyeyim 3 gün siz deyin 5 gün yaşarsınız..
6. bir kadınla tanışılır, birkaç kez birlikte olunur. ertesi gün yakın arkadaşlarla 2 günlüğüne şehire yakın bir eve gidilir havuza girilir,şamata, gırgır, içkiler... bu sırada arkadaşlar ile bu olay sıcakken muhabbeti yapılır.. derken belli zaman geçer, tam da fenerbahçe - dinamo kiev maçının devra arasıdır.

anemas : kuzen böyle böyle böyle oldu ..
kuzenx : oo bak sen :)... ( bir an durur.. ) prezervatif kullandın dimi?
anemas : ( durur ) kısmen..
kuzenx : nasıl kısmen olm?!
anemas : ya abi hem öyle, hem böyle..
kuzenx : ( bir anda kahkaha kopartır ve gülerek ) sen kesin aids oldun olm!
anemas : lan sus ** ( sallamaz gibi görünür ama içine o an ani bir bıçak darbesi inmiştir )

saatler , günler haftalar geçer, hayattan tad alınmaz.. yayımlanmış her türlü bilgi incelenir, test nerede yapılır, ne kadara yapılır, bir arkadaştan duyduğun kadar yüksek fiyat mı istenir...

İşin en etkileyen, vuran yanlarından birisi "aids'in belirtileri nelerdir" başlığı olur. tek tek bakılr google dert ortağı olur adeta..

* halsizlik *
aman allah'ım!! elim ayağım titriyor kimi zaman..

* zayıflama *
anemas : kanka, ben zayıfladım mı?
cevap : yok be abi normalsin,birşey çıkmayacak görürsün!

İnsan içten içe kendini yerken aileye durumu açamamak, hayattan alamadığınız tada bir de garip bir suçluluk duygusu ve pişmanlık ekler.arkadaş ortamında bu konu yayıldıkça durumun ciddiyetini kavrayamayan mallar sinirinizi daha da zıplatır, çünkü onlar kayıtsızca taşak geçme peşindedirler, susarsınız. Çevrede size yardım edecek tek kişi vardır, o da yılların kardeşidir. gecenin bi saatinde mesaj çekilir :

anemas : kankam.. ben artık bu hayattan tad alamıyorum.. yaşadığım her an korkuyorum. bu hafta gidip test oluyorum.
cevap : abi sen dert etme bak görürsün defalarca söyledim birşey çıkmayacak, beraber gideriz olursun.

gün olur pazartesi, sabah 11 de buluşulur, kan vermek için malum hastanenin yolu tutulur. kan bölümüne gidilir, kanka konuya girer,

- iyi günler eliza testi yaptırmak istiyoruz"

görev başındaki kadın gayet soğukkanlılıkla içeriden bir hemşireyi çağırır. içeri gidilir, koltuğa oturulur. hemşire mühim soruyu sorar :

hemşire : okul için mi?
anemas: ( pişman ve utanmış şekilde ) keşke öyle olsa.
hemşire : ah siz yokmusunuz...

anemas sadece boğuk bir sesle "durumun farkındayım" diyebilir. hemşire o arada şırıngayı çıkartmıştır ancak anemas bunu göremez, bütün bunlar onun dalgınlığından ve bir anlık vurdumduymazlığından kaynaklanmıyormuşçasına o anda en bilinçli vatandaş rolüne soyunur;

- yeni birtane daha açar mısınız, ben emin değilim onun temizliğinden.

hemşire dilinin ucuna gelen lafları yutkunarak söyleneni yapar. acıyacağı zannedilir, ama sen iğne ne zaman girecek diye düşünürken o canından parça olan kırmızı sıvı tüpe akmıştır bile. tüpün üzerine isim yazılır tüp bir zarfın içine koyulur, sonucun ertesi gün saat 11 de öğrenilebileceği söylenir.

eve dönülür, msn başında bulunulan telkinler ardı ardına sıralanır. derken anne içeri girer. yüzünde kızgın ve şaşkın bir ifade ile aniden sol kolun içine bakılır.

anemas : anne hayırdır?
anne : senin x hastanesinde ne işin vardı?
anemas : ne x'i yaa.. geziyoduk kankamla.

anne kafasını ben sana sorarım dercesine sallayarak odadan çıkar.. test kayıt kağıdını cüzdana resmen saklamışsınızdır ancak anneniz bunu resmen koklayarak bulmuştur. sol kola bakılış anında kendinizi eroin bağımlısı zannetmeniz de bu olanlara tuz biber olur.

oldun olası pişmanlık duygusunu içinde bir kaya gibi ağırcasına hissettiğin zamanlarda uykun gelir. bu sefer de uyku şefkatli tarafı ile, hadi uyu sen der. gece zaten hep şefkatli olmuştur. ancak sabah öylesine "doğrucu davuttur" ki, bütün gerçekleri yüzünüze yapay ışık keskinliği ile vurur.

babanın sesini duyarsın; annenin telaşlı halini sindirmeye çalışırcasına, tok sesle..

anne : eyvah!.. ne yapacağım ben şimdi?..
baba : yahu tamam sakin ol bir şey yoktur. uyandır şunu bir gelsin buraya. ( ses hiç de sevecen değildir )
anne : aneemaaas!

uyanıksınızdır ama acımasızlıklardan yorgan altına girerek sıyrılmaya çalışırsınız.

baba : anemas!

anneden değil ama babadan gelen bu cevap kaygısı gütmeyen ses ile irkilir, uyku sersemi taklidi yaparak gelecek tüm olağan tepkilerden sıyrılmak istenir. baba bunu yemez :

baba : senin x hastanesinde ne işin vardı?
anemas : kanka'nın işi vardı baba.
baba : burda kanka'nın ismi yazmıyor.
anemas : (sıçtık , hem de sağlam sıçtık diye geçirir içinden ) baba neden karıştırıyorsunuz cüzdanımı yaa? ( çocukca bir masumiyetle sorar)

baba : olayları başından itibaren anlat.

Çaresiz anlatırsınız. ağzınızdan çıkan kelimeler sizin utangaçlık sınırınıza yeni kavramlar ekler ve neler yaptım lan ben diye iç geçirmenize kadar varır.. baba kızmayı bırakmış artık nasihat veren bir hüviyete bürünmüştür. o coştukça coşarken siz karşısında ezilip büzülürsünüz. anne arada sırada iki laf sokar sonra lafı yılların tecrübesi konumundaki baba alır. bütün bunlar yetmezmiş gibi birden aklınıza gelir..

* has*ktir sonucu alacaktım! *

baba sözünü bitirir, dakikalarca yere odakladığın gözler babaya çevrilir, bugün sonucu alacağım denir ve eklenir;

anemas : bakın, eğer pozitif çıkarsa herhangi bir tedaviyi kabul etmeyeceğim, bu boku kendim yaptım kimseye birşey çektirmek istemiyorum..

ebeveynler ilk önce "hadi len" dercesine bakarken sizin ne denli ciddi olduğunuzu anlar var ağızlarından sadece " saçmalama " kelimesi çıkabilir.gözünüz dolmuştur.

evden çıkılır kanka ile buluşulur. eller ayaklar artık birbirinden habersiz çalışmaktadırlar. bir adama rastlanır, ayet yazan kartlar satıyordur. 2 adet kart ile adamın duası alınır. manevi olarak hafiflemiş olmak bile bir umut ışığıdır. meşhur yere varılır,

anemas : merhaba eliza sonucunu almak için geldim ismim şu, bu.

kadın dakikalarca 10-15 zarf arasında siz ait olan sonucu arar.. arar.. arar.. bulamaz.. sonra gözleri ile birilerini ararmışcasına sağına soluna bakınır. düşünürsünüz, tamam.. y* yedim. uzman çağıracak, onunla görüşeceğim, kesin pozitif çıktı.. kesin..
daha sonra kadın her nedense kağıtlara tekrar bakar, buyrun der ve uzatır. hayatınızda ilk kez gördüğünüz o kağıda anlamsızca bakarsınız, sonra anlarsınız, negatif... merdivenlere çökersiniz, kankaya sarılır derin bir oh çekersiniz.

bir daha ? canımı yolda bulsaydım bile asla...
7. özellikle tatil yöreleri gibi cinsel ilişkiye girmenin kısmen daha kolay olduğu yerlerde daha sık görülen durum. en dumur edici olanlarıysa 50 li yaşlarda, halim selim, hatta kılığı kıyafeti ve de tipi kayık bir hasta polikliniğe gelir. konuya nasıl gireceğini bilemez. sezersiniz durumu ve dialog başlar:
-evlilik dışı cinsel ilişkiniz var mı?
-kemm... kümm.. şeyy.. evet var birkaç tane.
-peki prezervatif kullandınız mı?
-sürekli gittiğim biri var, ondan kullanmıyorum da diğerlerinde kullandım tabi.
-peki eşinizle ilişkiye girerken?
-evet o zaman kullanıyorum.
test istersiniz. pozitif gelir. hıfsızsıhha da doğrulatmak gerekir. o zaman panikler hasta biraz. test pozitif gelirse cümbüş başlar. negatif gelirse hastanın yüzünde devasa bir sırıtış belirir. bilirsiniz ki bu güzel haberi sürekli gittiği bayanla kutlayacak. eşine şans dilemekten başka bir şey gelmez elinizden, kendinizi güçsüz ve ezik hissedersiniz.
8. (bkz: evde kendi kendine elisa testi yapmak)
9. bir hamburgercide aids'li birinin çalıştığına dair bir rivayet duyulur. daha önce orada sevgili ile beraber hamburger yendiği akla gelir. ve birlikte doğruca aids testi yaptırmaya koşulur. bu arada el değmişken diğer testler de yaptırılır. bir süre heyecanla test sonuçları beklenir.

daha sonra sonuç iki taraf için de negatif çıkar ve cinsel hayat için renkli günler başlar.
10. hamilelik korkusu ile evde test yapmak gibidir aslında ama arada kadın erkek arasındaki cinsiyet farkı gibi bir fark vardır;
eliza testinde büyük ihtimal ölürsünüz hamilelik testinde 2ye bölünür çoğalırsınız.
(bkz: bunlar birdi iki olmuş ya)
11. x- selam kardes adın ne?
y- yusuf. senin?
x- yusuf.. ne bekliyorsun?
y- aids testi sonucu.. sen?
x- ben de
12. doğru kişiyi bulacak kadar uzun yaşayın..
Alakalı olabilir!
- aids mi o ne
- aidsliler manastiri
- aids escinsel hastaligi degildir
- aidsli murti
- aids savasim dernegi

nedir.Net